Facebook

This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

30 Temmuz 2013 Salı

AHİRZAMANA DAİR ...ANADOLU..../ ONYEDİNCİ HİLAL

ALLAHIN SELAMI ÜZERİNİZE OLSUN....O RABDİR Kİ İLK İNSANI RUH-NEFS VE AKIL ÜZERİNE YARATMIŞTIR.RUHUMUZ AZGIN VE İSTEKLERİ HIRSI BİTMEYEN NEFSİMİZİN SARMALADIĞI BİR KUŞATMADA OLDUĞUNDAN ONDAN PEK HABER ALAMAMAKTAYIZ. DİĞER TARAFTA İSE NEFSİMİZ BİR HIRÇIN ATA BENZER. YA ONU AKLIMIZLA İDARE EDERİZ YADA BİZİ ÜSTÜNDEN ATARAK YARALAR.ONDAN AYRILMA VEYA KAÇMA ŞANSIMIZ İMTİHAN GEREĞİ YOKTUR.AKLIMIZLA ONU İDARE EDİP,İBADETLERLEDE RUHUMUZU ONUN TASALLUTUNDAN KURTARMALIYIZ.İNŞAALLAH....

SÖZ VERDİĞİMİZ YAZIMIZ GEÇTE OLSA GECE SAAT 23.35 TE KALEME ALDIĞIMIZ BU SATIRLAR İLE İNŞAALLAH SİZLERE ULAŞACAKTIR. ÖNCELİKLE BU GECİKMEDEN DOLAYI HAKKINIZI HELAL EDİNİZ. SELAM ALLAHIN EN GÜZEL KULU OLAN ,KENDİSİNDEN  VERDİĞİ RUHUN SAHİBİ MUHAMMED AHMED EFENDİMİZE OLSUN.(SAV) O Kİ,KUL OLMAYI,EN BÜYÜK MAKAM OLARAK BİZLERE ÖĞRETEN ELÇİDİR.

DİĞER TARAFTAN YAŞADIĞIMIZ ASIR MÜSLÜMANLARCA,SADECE HÜZÜN ASRI OLARAK HATIRLANACAKTIR.HAZNEVİLERİN YAŞAYAN EN BÜYÜĞÜNÜN DEDİĞİ ÜZERE,135 YILDIR İSLAMİYET MAHZUNDUR.....

MASONLARIN ,İSRAİLİN KURULUŞUNA İTİRAZ EDEN PADİŞAHIMIZ ABDÜLHAMİD HAN HZ.LERİNİ TAHTTAN İNDİRİDĞİNDEN BERİ,HER SİYASİ GELİŞME BİZİ ARMEGEDON SAVAŞINA ADIM ADIM GETİRDİ. ÖNCE CAMİİ VE MEDRESELER KAPATILARAK ,İSLAMİ İLİMLER MİLLETİMİZE UNUTTURULDU. BİLİMSELLİK ADI ALTINDA GENÇ NESİLLERİMİZ, KÖKÜNE VE KÜLTÜRÜNE YABANCILAŞTIRILDI.

ANCAK,KÖKÜMÜZÜN ÜZERİNDE YENİ FİLİZLER AÇILDI VE TAKİ 28 ŞUBAT SÜRECİNE KADAR, BU FİLİZLER BÜYÜDÜ.28 ŞUBAT SÜRECİ HER KESİM İÇİN ÖZELLİKLEDE İSLAMİ CAMİALAR İÇİN BİR TURNUSOL KAĞIDINA DÖNÜŞTÜ.KİMİ REALİZM BATAKLIĞINA GÖMÜLÜP,KENDİNİ KAYBETTİ,KİMİSİDE DÜZENİN NİMETLERİNDN MAHRUM KALMAMAK İÇİN,DÜZENE ENTEGRE OLDU.

İŞTE BU ADIM, AHİR ZAMANIN DA AHİR KISMINA GİRİŞİMİZİN MİHENGİ OLDU. ARTIK HİÇBİRŞEY BU ÜLKEDE ESKİSİ GİBİ OLAMAYACAK. OLABİLİRLİĞİNİ ,BİR KISIM PROVAKASYONA GELMEYE HAZIR KİTLENİN GEZİ FESADINDA MEYDANA ÇIKMASI, BİZLERE AÇIKÇA GÖSTERMİŞTİR.

HER NEYSE ARTIK HAZRETİ MEHDİ-ÜL MURTAZA ALEYHİSSELAMIN GÖLGESİ MEMLEKETİMİZİN DE ÜZERİNE DÜŞMÜŞTÜR. BU NOKTADA,BEDİÜZZAMANIN BAZI TALEBELERİNİ BİLE YANILTAN BİR İFŞAATI SÖZKONUSUDUR. O İFŞAATA GÖRE , ŞERİAT İNCELİR AMA KOPMAZ ,PEŞİNDEN DE DEJENERE OLMUŞ GENÇLİĞİN İPLERİNİ KUVVETE ALMAK İÇİN 50 YILLIK BİR YÖNETİM OLUR. BAŞINDA DA ASKER KÖKENLİ BİR MÜSLÜMAN VE ÇOK DEĞERLİ  BİR İDARECİ OLUR.BU İFŞAATI GÖREN BAZI TALABELERİ MEHDİNİN BİR ASKER OLACAĞI ZANNINA KAPILMIŞLARDIR. TABİ Kİ DEĞİL. AMA İFŞAAT HAK....

AYNI İFŞAATI KASTAMONULU RECEP EFENDİ DİYE BİLİNEN VE MERHUM OLMUŞ, BİRÇOK LEDÜNNİ İLMİ TALEBELERİNE ÖĞRETMİŞ OLAN BİR BÜYÜK EVLİYA DAHA YAPMAKTADIR. O DA , 40 YILLIK BİR SÜREYİ KAPSAYACAK OLAN VE BAŞINDA -EVET İLK DEFA ONYEDİNCİ HİLAL YAZIYOR-ALBAY RÜTBESİNDE AMA MUVAZZAF OLMAYAN BİR ASKERİN BULUNACAĞI VE DAHİ İSLAMİYETİN BU TOPRAKLARDA TAM TEKMİL HAKİM OLACAĞI BİR KEŞFİ ALENEN TALEBELERİNE AKTARMIŞLARDIR.

ŞİMDİ BU İKİ KEŞFE GÖRE VE DİĞER YAPILAN KEŞİFLERE GÖRE:

1...ARTIK SON BAŞBAKANIMIZ VE HAZRETİ MEHDİ ALEYHİSSELAMIN ZEMİN HAZIRLAYICILARINDAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN AYRILDIKTAN VEYA AYRILMAYA ZORLANDIKTAN SONRA GEÇECEK OLAN 3-6 AYLIK BİR SÜREDEN SONRA, İPLERİ ASKER KÖKENLİ VE DAHİ ÇOK DİNDAR BİR SUBAY ALIR. ZATEN ORDUMUZUN KENDİ AYAĞINA KILINÇ VURMAYACAĞI GERÇEĞİ VE KEŞFİNİN TEZAHÜRÜ ALLAHU ALEM BUDUR.

2...3-6 AY ARASI SÜREDE MÜSLÜMANLARA HÜZÜN VE IZDIRAP VERECEK ÇOK PİS-ALÇAKÇA OLAYLAR OLUR.

3...İPLERİ ELE ALACAK ASKER HAZRETİ MEHDİ ALEYHİSSELAMIN KOMUTANLARINDAN BİRİSİDİR.

4...FİTNE SEÇİMLERDEN ÖNCE BAŞLATILACAK VE SEÇİMLERE VARAMADAN SONUÇLANACAKTIR ALLAHUALEM...

5....BU ARADA RUS SALDIRISI BAŞLAYACAK VE ASKERİ BİR ŞAHSİYETİN YÖNETİMİ DEVİR ALMASINI KALDIRAMAYAN AVRUPA ÖNCE RUSLAR TARAFINDAN VURULACAK ,HATTA ALMANYADA TAŞ TAŞ ÜSTÜNDE KALMAYACAK,ANCAK SONRASINDA TÜRKİYE  YE SALDIRACAK VE 6 AY SONRA ESKİŞEHİR SAVUNMA HATTINDA PERİŞAN EDİLECEKTİR.ALLAHU ALEM...

DEĞERLİ OKUYUCULARIM ,BU YAZIMIZIN DEVAMI DA GELECEKTİR...İNŞALLAH....


ONYEDİNCİ HİLAL.....

ABDÜLSAMED R.YÜKSEL........

29 Temmuz 2013 Pazartesi

O GİZLİ, EL SİLAHLARINI TÜRKİYE'YE DOĞRULTTU / İbrahim Karagül

İBRAHİM KARAGÜL

İbrahim Karagül

O gizli el, silahlarını Türkiye'ye doğrulttu



Sanki gizli bir el, Türkiye'nin ulaştığı her yeri karıştırıyor.
Onu gölge gibi takip ediyor, Türkiye kiminle iş tutarsa, yakınlaşırsa, kimi etkilerse ona müdahale ediyor. O güç, Türkiye'nin elini zayıflatmak için bilinen her yolu deniyor.

Türkiye'yi dışarıda da içeride de itibarsızlaştırmak, eski o aciz günlerine döndürmek istiyor.

Yazıyı  Yeni Şafak'ta okuyunuz.....

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/IbrahimKaragul/o-gizli-el-silahlarini-turkiyeye-dogrulttu/38818

KUDÜS’ÜN FETHİ

* Kudüs’ün fethi sırasında Manisa ve Kütahya’dan 1200 kişi kılıçlarıyla Kudüs'e girecek. (Manisa Yuntdağı Nakşibendileri arasında yaygın olan rivayet)

* Bundan 300 sene önce Manisa Yuntdağı ve Kütahya’nın Simav – Emet arasına yerleşen Tibyani Arap aşiretinin neslinden gelenler Kudüs’ün fethinde bulunacak. (Manisa Nakşibendi büyüklerinden merhum Ali Baydin  ifadesi)


* Türk donanması İsrail’in Hayfa limanına yerleşecek. Burada bir deniz üssü edinecek. Hayfa şehri Türkiye’nin kontrolünde olacak”  (Ali Baydin)

* Türkiye ile İsrail sınır komşusu olacak.

* 5 yıl içinde Türkiye İsrail’de taş üstüne taş bırakmayacak. (Bu söz 2012 Hac esnasında söylenmiştir)

* Bu tayyareler bir gün İslamiyete büyük bir hizmet edecekler. (Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatından)

* Elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz. Düşmanına vurdurur. Kur’ana hizmetkar eder. Ağlayan Alem-i İslamı güldürür. (Bediüzzaman)


24 Temmuz 2013 Çarşamba

EYLÜL – EKİM AYLARINA HAZIRLANANLAR…


SARIGÜL: "EKİM AYI DEVRİM AYIDIR"

Ekim ayının muazzam bir ay olduğunu belirten Sarıgül, "Sonra Eylül ayı gelecek okullar açılacak. Çocuklarımız okullara başlayacak. Benim yavrum Ömer okula başlayacak. Sonra Ekim ayı, Ekim ayı muazzam bir ay. Biliyorsunuz Ekim ayı devrimlerin olduğu bir aydır. Ekim böyle çıkışların da olduğu bir aydır.  

24 Temmuz 2013 Haberler.com

***

EYLÜL'DE GEL…

Orhan Aydın'ın yazısının son cümlesi:
“O zaman Eylül de gel, dingin bir hazan gününde.”

Sol Portal 23Temmuz.2013

***

GEZİ PARKI'NIN 2. RAUNDU DAHA TEHLİKELİ OLACAK!

Mehmet Şevket Eygi:  Tekrar ediyorum: Fitnenin ikinci perdesi için gece gündüz çılgınca çalışmaktadırlar, bundan zerrece şüphe edilmemelidir. 

14 Temmuz 2013 / Milli Gazete

***
SOL ÖRGÜTLERİN YAZ KAMPLARI

Başkan Gökçek:  “Bu adamlar işi bırakmadılar, şu anda ‘yaz kampları’ adı altında deniz kıyılarında kamplar kuruyorlar. Üniversiteler açılır açılmaz ülkeyi karıştırmak için yeniden seferber olacaklar. Bu konuda bunlara yurt dışından talimatlar var bilesiniz. Ekim ayından itibaren yeniden başlayacaklar, şimdiden hazırlıklı olun.” dedi.
21 Temmuz 2013 / Bugün Gazetesi

***

Engin ARDIÇ:  Yaz sıcağında asma budamak

Şimdi “yeni bir ayaklanma patlatmak “ da gündeme gelebilir. Kışa kalmasın, havalar sıcak giderken denemekte fayda umabilirler.
Nasıl olsa 5 Ağustos’ta faşistler de Silivri’ye saldırmayı deneyecekler. Bakalım bu işi “koordineli” olarak kotarabilecekler mi?

Sabah Gazetesi /  19.07.2013




‘Eylül-Ekim’ için geliyordu


Devletin resmi raporlarına göre Eylül-Ekim döneminde Türkiye’yi kaosa sürükleyecek Gezi benzeri eylemler planlanıyor. Süreçte aktif rol almak isteyen DHKP-C harekete geçti. Adalet Bakanlığı bombacısı Biber, eyleme gelirken cephanelikle yakalandı.

Star / 1 Temmuz 2013

16 Temmuz 2013 Salı

MARS'TA HAYAT VAR / Süleyman H. TUNAHAN

Mars (Merih)'te Hayat Var. İnsanlar Var Hatta Ümmeti Muhammed Var ! "



A.B.D.’nin çok büyük masraflarla Ay’a gitmeye hazırlandığı sıralarda keşif sahibi bir veli (Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) İstanbul’da Topçular Camiinde kürsüye çıkıp insanlığa sesleniyordu:

" –A.B.D. Ay’a gitmeye hazırlanıyor. Fakat bu masraflara yazık… Bu gayret Mars için olsa çok isabetli olurdu… Çünkü Ay’da hayat yok. Ay kupkuru. Fakat Mars’ta hayat var!… Orada insanlar var…Su var…Orada Hz.Kur’an aynen var!?… Hz.Muhammed (a.s.) oradakilerin de peygamberi… Yani; orada Ümmet-i Muhammed var… Hatta orada varisi Resullerin evlatları var… Ve yine orada İslamiyet’e sarılma bizden çok fazla. Orada Kur’an ahkamı hakim… Ve nihayet o insanlar Hz. Kur’an’a sarıldıklarından dolayı teknolojik olarak bizden çok öndeler!…

Size bir haber daha vereyim; Bu iki insanlık buluşmadan Kıyamet kopmayacak… Fakat; Dünya insanları Marslılarla buluştuklarında Hz. Kur’an’ın orada da aynen var olduğunu görünce İslam’ı inkar mümkün olmayacak… Fakat bu iman (İman-ı yeis) ve (Suri İman) olacak… Yani; vakit çok geç olmuş olacak."

Süleyman Hilmi Tunahan (K.S)


Birinci Kat Semâ Keşfedilecek Herkes İman Edecek Ama...

Kafirler birinci kat... semayı keşfettikleri zaman orada Vahy'in indiği yeri ve ayet-i kerimelerde haber verilen bazı emareleri görürler. Dünyaya gelip gördükleri o hakikatleri bütün insanlara haber verdiklerinde 
herkes "La ilahe illallah" diyerek imana gelir. Lakin hiç birinin imanı kabul olmaz. Çünkü imanın şartı gayba iman etmektir. 


(gayb gözle görülemeyen akılla anlaşılamayan duyu organları ile hissedilemeyen şeylerdir.)

Bu dünyaya en uzak yıldız ne kadar mesafede ise oradan birinci kat semaya da o kadar mesafe vardır. Fenciler henüz birinci kat semayı keşfedemediler. Ne zaman bu Türkiye'nin büyüklüğü kadar ayna yaparlarsa belki o zaman birinci kat semayı öğrenebilirler. Batıl bir görüş olan "sonsuz uzay boşluğu" iddialarının ne kadar yanlış olduğunu gözleri ile görürler. 

Süleyman Hilmi Tunahan (kuddise sirruhu) 

Kaynak : 
http://www.gencmekan.com/kesifler-icatlar/106923-mars-merihte-hayat-var-insanlar-var-hatta-ummeti-muhammed-var.html#ixzz28JrxDCW0

15 Temmuz 2013 Pazartesi

KIBRIS'TA YUNAN DARBESİ / Prof.Dr. Ata ATUN

1974 yılında, dönemin Yunanistan'daki Albaylar cuntasının Kıbrıs'ta Makarios'a karşı düzenlediği darbenin bu gün 39. yıl dönümü.

Darbe gününde yaşanılanlar, benim Mağusa'da yolda gördüğüm Rum Milli Muhafız Ordusu tankları, Mağusa Namık Kemal Lisesi'nin bitişiğindeki Rum Polis Merkezinde yaşanan çatışma, yolda kaçışan Rumlar, Rumların girişine yasak olan Mağusa kapısından içeri can havliyle girip Türklerden sığınma dileyen Makarioscu Rumlar ve televizyonda Makarios'un yakalanıp öldürüldüğü haberi. Hepsi daha dün yaşamışım gibi gözümün önünde, cap canlı hafızamda.

Öğleyin hepimizin, yani Mağusa'daki 16 yaş üzeri tüm erkeklerin silah altına çağrılması, terhis olanların evlerinde sakladığı mücahit elbiselerimizi giyerek tabura gitmemiz ve silahlarımızı alarak Rumlarla çarpışacağımız mevzilerimize girmemiz.  

Öğleden sonra da Makarios'un radyoda, derinden gelen cızırtılı bir sesle "İme Magarios", "Ben Makarios" kelimeleri ile başlayan ve "Ölmedim, hayattayım" sözleri ile devam eden Rum halkına hitabını, soluk bile almadan ufacık cep radyomuzdan dinlememiz.

Akşam, Cumhurbaşkanlığı vekilliği için Rum Cemaat Meclisi Başkanı Glafkos Klerides'e teklif yapıldığı ve Klerides'in bu teklifi reddettiği, arkasından bu teklifin Triandafilides'e yapıldığı ve onun da reddettiği haberi.

Ertesi gün bu teklifin, Mahi gazetesi sahibi, EOKA'nın tetikçisi ve bir çok masum İngiliz erkek, kadın ve çocuğunu Lefkoşa'nın alış veriş merkezi olan Uzun Yol'da arkadan yaklaşıp sinsice vuran ve elindeki tabancayı da hemen arkasından gelen kız öğrencilere verip cürüm aletini başarıyla yok eden katil Nikos Samson'a yapıldığı haberi ve Nikos Samson'un da bu teklifi kabul ederek Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ilan edildiği.

Ertesi gün öğleye doğru Nikos Samson'un yeni Bakanlar Kurulunu ataması, atama töreni biten yeni Bakanlar Kurulunun hemen toplanarak "Kıbrıs Helen Cumhuriyeti"ni ilan etmek kararını alması ve Nikos Samson'un televizyon ekranına çıkarak "Kıbrıs Helen Cumhuriyeti"nin ilan edildiğini açıklaması.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı rahmetlik Bülent Ecevit'in Baltık ülkelerini ziyareti. Bizim siperde heyecanlı bekleyişimiz ve kendi aramızda Türk askeri bu sefer adaya çıkar mı tartışmalarımız.

Nikos Samson'un televizyonda, "Kıbrıs Helen Cumhuriyeti'nin lav edildiği ve adanın Yunanistan'a bağlandığı" açıklaması. Yükselen endişelerimiz ve siperde kendi aramızda "Bu kararı kabul etmiyoruz,  sonuna kadar çarpışacağız ama Yunanistan'a bağlanmayacağız" yeminimiz. 

Ecevit'in Danimarka'dan dönüşte çıkarmadan bahsetmemesi ve garantör ülke olarak İngiltere'yi ziyaret etmek kararı. Bir türlü çıkarma kararı açıklanmadığı için bozulan morallerimiz, tuzla buz olan beklentilerimiz ve "Türkiye galiba gelmeyecek" kökenli düş kırıklığımız.

18 Temmuz perşembe günü Ecevit'in Cumartesi günü TBMM'yi Kıbrıs konusunda görüşmeye çağırma açıklaması ve morallerimizin sıfırlanması. "Ecevit, 20 Temmuz Cumartesi günü milletvekillerini "Kıbrıs genel Görüşmesi" için toplantıya çağıracak, kim bilir kaç gün sürecek bu toplantı ve bu sefer de Türk askeri gelmeyecek" konusunda kendi kendimize siperde yorumlar yapmamız ve ümitlerimizi yitirmemiz.

19 Temmuz akşam üzeri kırmızı alarm emrinin verilmesi ve bizim bu emre bir anlam veremeden, hazırlanmamız. Gece yarısından sonra miğferleri giyme ve mermi kutularının açılması, silahların son bakımının yapılması emrinin bize ulaşması. Bizim hala ne olup bittiğini bilmeden ve anlamadan bölgenin en üst düzey askeri komutanı olan Sancaktarımızın moralimizi düzeltmek için bu tür emirleri gönderdiğine inanmamız.

20 Temmuz sabahı saat beşte rahmetlik Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş'ın radyodan dinlediğimiz tarihi konuşması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kahraman Türk Askerinin çıkartmayı başlattığı müjdesi. Gözyaşları içinde mevzide birbirimize sarılmamız ve "beni utandırma" diyerek 81'lik havanıma sarılıp onu öpmem. Koskoca havanı neresinden öptüysem....

Saat On'a beş kala Mağusa'da silahlı çatışmanın başlaması, korkunç bir mermi yağmuru ve kulakları sağır eden patlamalarla Rumlarla sıcak çatışmaya girmemiz.   
     
İşte aklımda canlılığını hala koruyan 15 Temmuz darbesi ve 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı'nın başladığı gün ile ilgili anılarım bunlar. Neredeyse 40 yıl oldu. Göz açıp kapayıncaya kadar geçti ama anısı hala taptaze hafızamda ve gözlerimin önünde. 

Adayı İngilizlere kiraladıktan ve elimizden uçup gitmesinden tam 96 yıl sonra Türk askeri ile tekrardan kucaklaşmak şansına sahip sayılı Kıbrıslı Türklerden biri olarak bu tarihi anının mezara kadar benimle gideceği de kesin....

Ata ATUN
15 Temmuz 2013


Not: Bu yazı Haber7'de yayınlanmıştır.


HADİSLERDE MELHAME-İ KÜBRA / Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi

Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’nin “Kıyamet Alametleri” adlı eserinden alınan hadis-i şerifler:    


Hz.Peygamber buyurdu ki:


64/14. İki azatlı, Arab azatlısı ve Rum azatlısı Melik olduklarında, onların elleri ile melhameler  doğar.  “Hz. İbn-i Amr RA”

66/7. Melhameler vuku bulduğunda Allah-u Teàlâ Şam cihetinden, Mevali kabilesinden bir grubu gönderir ki onlar Arap'ın en iyi ata binenleri ve silahlı olanlarıdır. Allah onların sebebi ile bu dini kuvvetlendirir.  “Hz. Ebû Hüreyre RA”

351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır. Antakya Amik'inde olan Melhame-i Kübrâ'da toplanma merkezi Şam olur. Deccal vak'asında merkezleri Kudüs; Ye'cüc ve Me'cüc hadisesinde Tur-i Sinâ...  “Hz. Hüseyin RA”

393/10. Müslümanların melhamede merkezleri Şam, Deccalde merkezleri Kudüs ve Ye'cüc Me'cüc vak'asında merkezleri Tur-u Sinâ'dır. “Hz. Ebû Zahiriyye RA”

319/11. Beytül-Makdis'in mâmur olmasını Medine'nin harab olması takip eder. Onu da Melhamenin çıkışı ve onu da Kostantiniyye'nin  fethi takip eder. Onu ise Deccal'in çıkması takip eder. “Hz. Muaz RA”

236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniyye'nin fethi ve Deccal'in çıkması 7 ay (sene) içinde olur. “Hz. Muaz RA”

246/4. Melhame-i Kübra ile Kostantıniyye'nin fethi arasında altı sene vardır. Yedinci de Mesih Deccal çıkar. “Hz. Abdullah ibn-i Buğra RA”

354/13. Allah bu ümmete Deccal ile Melhamenin kılıcını birden vermez.  “Hz. Muaz RA”

298/4. Size dünya fetholunacak. Eğer bir menzilde muhayyer kılınırsanız Şam denilen şehre bakın. Zira orası melhamelerde müslümanların toplandığı yerdir. Onun karargâhı da "Guta" denilen yer olacaktır.

322/10. Melhame-i Kübra gününde müslümanların merkezi Şam şehrinde Guta denilen yerdedir. O gün müslümanların menzillerinin en hayırlısı orasıdır. “Hz. Ebüd-Derdâ RA”

74/3. Kıyametin önü sıra altı şeyi say: Benim ölümüm, koyun kıran gibi ölüm çokluğu, Kudüs'ün fethi, mal bolluğu; öyle ki, bir kişiye yüz dinar (altın para) verilir de beğenmez. Arap evlerinden girmedik hiç bir evin kalmadığı bir fitne,  Benî Esfer'in (Rumlar'ın) sizinle olan sulhunun bozulması  ve 12 000 kişilik 80 sancakla size hücüm etmesi. “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA”

296/7. Altı şey kıyamet alâmetlerindendir: Benim ölümüm, Kudüs'ün fethi, bir adama bin dinar (altın para) verildiği halde azımsaması, her müslümanın evinde ateşi duyulan fitne, koyun boynuzu kıvrımları gibi insanlar arasında ölüm çokluğu, Rum'un gadri (müslümanlara ihaneti), şöyle ki: Her biri 12 000 kişilik 80 sancakla  müslümanların üzerine yürümeleri.  “Hz. Muaz RA

296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne… Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik (ihanet ederler) yaparlar. Medine’nin fethi.
Denildi ki: "--Hangi medine?.."
Buyurdu ki: "--Kostantıniyye.(İstanbul)"

258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar(ihanet ederler) ve onikibin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. (Amik Ovası harbi) “Hz. Avf ibn-i Mâlik RA”

298/1. Yakında siz Rumlar'la emin bir sulh yapacaksınız. Sonra siz gaza edeceksiniz. Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar. O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız. Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız. Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi." Ona müslümanlardan biri karşı koyup, kendisini öldürecek. Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecek. Büyük muharebeler olacak. Sizin için toplanacaklar ve seksen sancak halinde üstünüze gelecekler. Her bir sancak altında onbin (on iki bin) kişi olarak.  “Hz. Zu Mihmer RA”

299/8. Yakında, sizinle Rumlar arasında dört sulh anlaşması olur. Dördüncü Âl-i Harun'dan biri ile gerçekleşir. Ve bu yedi sene devam eder.
Denildi ki: "--Yâ Rasûlallah, o gün insanların imamı kimdir?"
Buyurdu ki: "--İmam, benim evlâdımdan kırk yaşında, yüzü parlar bir yıldız gibi olan, sağ yanağında siyah bir beni bulunan ve üzerinde iki kutvânî aba olan, bir kimsedir. Tavrı Benî İsrâil ulemasına benzer. Yirmi sene hüküm sürer. Arzdaki hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini fetheder." “Hz. Ebû Umame RA”