Facebook

This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by Lasantha Bandara - Premiumbloggertemplates.com.

8 Mart 2013 Cuma

RİSALE-İ NURDAN GAYBİ NOTLAR

·         1946’dan 50 sene sonra gelecek nesil din ve ahlak yönünden çöküntüye uğraması ve yüzde doksanı nefs-i emmareye tabi olmasıyla millet ve vatanı anarşiye sevk edecek. O zaman o insanlar gayet şiddetli bir istibdattan başka zapt altına alınamaz.


·         Avrupa'nın pençelerini açtığı bir zamanda onlara önem vermeyip milliyetçilik fikriyle doğu illerindeki Kürtlere veya güney tarafındaki Araplara karşı düşmanlık besleyip cephe almak çok zararlı ve tehlikeli olacak.


·         Zındıka cereyanı Alevileri Sünniler aleyhinde kışkırtarak ezmek için kullanacak. Sünnileri mağlup ettikten sonra o aleti de kırıp atacak.


·   Süfyan münafıkların başına geçecek ve İslam ülkelerinin çekişmesinden yararlanarak  az bir kuvvetle İslam Alemini ele geçirir. Deccal dinsizliğin başına geçerek insanların bölünmüşlüğünden yararlanarak az bir kuvvetle insanlık alemini hercümerc eder.


·       Biri Alem-i İslamın Türkiye’ye düşmanlığını körükleyip İslam Birliğini engelleyen bir cereyan, diğeri kaos ve anarşiye mağlup olarak parçalanmasına yol açan iki cereyana karşı Türk Milleti İslama sarılıp Kur’an hakikatlerini medeniyet terbiyesi yerine esas tutarak karşı koyacak ve onları durduracak.


·         Hariçten kafirin, içerden mürtedin saldırısına karşı topuz lazım olacaktır. 

·         O zamanda karanlıkları dağıtacak zatlar Hz. Mehdi’nin şakirtleri olabilir.


·         İslam Alemi tam uyanacak. Yeni Dünya denilen Amerika’da  kurulacak yeni bir devlet İsa’nın gerçek dinine dönecek ve İslam Birliği ile ittifak edecektir. İncil’in Kur’ana tabi olmasıyla o iki cereyana karşı dayanıp galip gelecek. İseviler Kur’an ehli ile ittifak edip ortak düşmanları olan dinsizliğin saldırısına karşı dayanacaklar.


·         Almanya, Japonya, Hindistan, Pakistan, Amerika ve İslam Alemi beraber olarak mutlak küfre karşı vuracaklar.


·         Türk ordusu elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz. Yani ülke içinde kendi vatandaşlarına karşı yada islam ülkelerine karşı kullanmaz. Doğu ve güneye karşı kullanmaz. Kürtlere ve Araplara karşı kullanmaz. Düşmanına vurdurur. Kılıncını Kur’ana hizmetkar eder. Ağlayan İslam Alemini güldürür. 

·         İmanlı cesaret sırrı doğuda inkişaf ettiği bir zaman o milletin ordusuna hiçbir ordu karşı koyamayacak, doğuda Rus'u teslim alırlar.


·         Rusya Kur’an ile İslam Alemiyle barışacak veya tabi olacak. İslam Alemine kılınç çekemeyecek.


·         Kafkas ve Türkistan Rus’a karşı tam bağımsızlığını savaş sonucunda kazanacaktır. Hürriyet Rusyayı paramparça edecektir. Rusya büzüşecek ve küçülecektir.


·         Kürtler islam milliyetini esas alarak islam birliğine sebep olacaklar.Böyle Kürtler bölücü bir unsur değil, bilakis İslam Birliğine sebep olacaklar. Kürt sorunu İslam Birliği kuruluncaya kadar devam edecek. Kürt sorunu ancak islam birliği içinde çözümlenecek.


·         Suriye ile Türkiye birleşmek zorunda kalacaklar.


·         Kahraman ordu ve dindar millet ruhundaki iman nuru ile hakikat-ı hali anlayacak ve  o kumandanın tahribatını tamir edecek. Bir tamir dönemi gelecek.


·         Süfyaniyetin dört devresi vardır. Üç devresi istibdattır. Son döneminde vaziyeti muhafaza etmeye çalışır.


·        En sonda dehşetli bir hatiat olacak. Bu hatiatten kendilerini kurtarmak için bütün fenalıkları baştakine verecekler.


·         Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur’an hizmetinde bayraktar yaptığı Türk ordusunu ve milletini geçici arızalarla inşaallah perişan etmez.  Yine o nuru ışıklandırır, vazifesine devam ettirir.


·         Bu tayyareler bir gün islamiyete büyük bir hizmet edecekler.


·         İla-yı kelimetullahın bayrağı olan Ayyıldızlı bayrak yeniden yükselecek.


·         Cumhuriyet hükümeti tarafsızlık prensibini dinsizlik tarafına değil, dindarlık tarafına temayül ettirecek.


·         Gelecek yakın bir zamanda bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükümet, İslam Alemine ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak. Varlığını, şerefini, tarihi mefahirini onun ibraziyle gösterecektir.


·         Bizim siyasete bakmamıza kesin mecburiyet olduğu zaman vazifemiz; siyaseti dine alet ve dost yapmaktır. Yani siyaset ile dine hizmet etmektir. Böylelikle İslam dünyasının kardeşliği Türkiyeye kazandırılacaktır.


·         Bir zaman onlar Risale-i Nuru resmen yayınlamaya mecbur olacaklardır. Radyo diliyle çeşitli dillerde okunacak ve Yeryüzünü geniş bir Nur dersanesine çevirecektir.


·         Küfür yıkılmıştır. İçi boş bir ağaç gibi gövdesini muhfaza  ediyor. En ufak bir rüzgarın esmesinden yıkılacaktır.


·         Onlar şeriatı kaldırmak istiyorlar. Şerit incelir ama kopmaz. Allah bir koruyucusunu gönderir. Yeniden İslamiyeti canlandırır.


·         Risale-i Nur talebelerinin hizmeti neticesinde mutlaka Türkiye’de dine hizmet edecek bir idare iş başına gelecektir.


·         Hürriyetçiler mutlak istibdadı kaldırıp tam bir islami hürriyete vesile olacaklar.


·         Avrupa hayranlığı meşru olmadığı için en sonunda akıbeti ve mükafatı Avrupa’nın gaddarane düşmanlığı olacak.


·         Bu ülkedeki siyasetçiler eskiden batıya verilen siyasi ve manevi rüşvetin belki on mislini ileride İslam Cumhuriyetleri Birliğini kuracak İslam ülkelerine bu devlet ve milletin selameti için verecektir.


·        Al-i beytten Muhammed Mehdi isminde nurani bir zat Süfyanın manevi şahsiyeti olan münafık cereyanı öldürüp dağıtacaktır.


·         Ankara ileride daha önce hilafet merkezi olan İstanbul’un vazifesini görecek.


·         Ayasofya camiye çevrilecek. Bu da mason zincirinin kırıldığının alameti olacak.


·         Mehdi ahirzamanın en büyük fesadı zamanında gelecek ve Al-i beytten olacak.


·         Büyük olaylar Al-i beyt içindeki mukaddes kuvveti uyandıracak. Mehdi başına geçip insanlığı hak ve hakikate sevk edecek.


·         Mehdi’nin nurani cemiyeti, Süfyan komitesini öldürüp dağıtacak. Süfyan komitesinin tahribatçı bidakar rejimini tamir edecek. 

·         Hz. Ali ve Gavs-ı Azam Abdülkadir Geylani; Mehdi’nin makamını Risale-i Nurun manevi şahsiyeti içinde görmüşlerdir. O zat bu daireden çıkacak ve Nur dairesini genişletecektir.


·         Mehdi’nin ömrü kısa olacaktır. Bediüzzaman ondan bir asır önce gelerek  ona zemin hazırlamıştır. Mehdi Risale-i Nuru bir program olarak yayınlayacak ve uygulayacaktır. Bununla en önemli görev olan iman hakikatlerini dünyaya ilan ve yayma görevini tam olarak yapmış olacaktır.


·         Mehdi İslam Birliğini kuracak ve hilafeti canlandıracaktır. Milyonlarca askerden oluşan ordulara komuta edecektir.


·         İsevi ruhanileriyle ittifak edecektir. Siyaseti tam dindar İsevilere bırakıp yalnız İslamiyet hakikatlerini kanıtlama, yayma ve uygulamaya çalışacaktır.


·         İman, hayat ve şeriat denilen üç vazife birden Ahirzamanda Al-i beytin nurani cemiyetini temsil eden Mehdide ve cemaatinde toplanacak.


·         Cehcah denilen komutan Mehdi’den sonra gelecek ve onun yolunda yürüyecektir.  Cihangir olarak bütün ülkeleri yönetecektir. Herkes ona boyun eğecektir.


·         1950-1960 dönemi İslam aleminin yalancı fecir dönemidir.  


·         1980-1990 dönemi İslamın sadık fecir dönemidir. İslam güneşinin dünyayı aydınlatmasına engel olan perdeler açılmaya başlamıştır.


·         1990-2000 dönemi İslam Birliğine zorlayan olayların başladığı dönemdir. 1990 Körfez savaşı ile batılı güçlerin Ortadoğu’ya girmesiyle İslam ülkelerinin esaret altına alınması olan karanlık süreç başlamıştır. Ortadoğu karışacak, yabancı güçler Ortadoğuyu istila edecek. Sonuçta 2000’lerin ardındaki yıllarda Mehdinin şakirtleri olan Türk Ordusu ve milleti karanlıkları dağıtarak İslam Birliğini kuracaktır.


·         2000 ve ardındaki dönemde iki dünya savaşından daha büyük tahribat yapacak olan üçüncü dünya savaşı yaşanacaktır. Eğer acele bir kıyamet kopmazsa İslam Birliği kurulacaktır.


·         2000 yıllarının ardında nükleer bir savaş olacak. İnsanlık alemi iki dünya savaşından beter bir tahribata uğrayacak. Hristiyanlığa hizmet eden Batı uygarlığı çökecek. İslama hizmet eden Asya uygarlığı yükselecek. Dinsizliğin hücumu ve uluslararası terör dalgası karşısında İslam ve İseviler ittifak edecek.


·         Avrupa içinde bir İslam devleti çıkacak. Yeni dünya denilen yeni Amerika İseviliği esas alıp İslama destek verecek.


·         Yeryüzünde çarpışan taraflardan birisi Risale-i Nura ve İslamiyete taraftar olacak.


·         Türkler ve Araplar birleşecek. Düşmanların islam ülkeleri içine attıkları fesat tohumları kendi yüzlerine atılacak. Müslümanlar esaretten kurtulup insanlığın başına geçerek genel barışı sağlayacak.


·         2000 den sonraki dönem bilim dönemidir. Avrupa’nın yatay ve tedrici yükselişine karşılık İslam ülkeleri dikey bir yükseliş yaparak en yüksek teknolojiye erişecektir.


·         Hadis-i şerifte “İlim süreyya yıldızına çıkmış olsa müslümanlar ondan ilmi alacaklardır.” Yani İslam ülkeleri teknolojik olarak çok ilerleyip Ülker takım yıldızına ulaşacaktır.  


·         2010 yıllarından itibaren geniş daire Nur dairesi olacaktır.


·         Nur dairesi eskiden Osmanlı’nın hükmettiği bütün ülkeleri kaplayacaktır.


·         Mehdi Ahirzamanda hayatın geniş dairesinde gelir, Nur dairesini genişlettirir.


·         2025 lerden sonra Osmanlı döneminde bile ulaşılmamış parlak günler gelecektir.


·         Hz. Mehdi’nin İslam aleminin içine düşürüldüğü karanlıkları dağıtmasının ardından 2083 yılına kadar yeryüzünde İslam egemenliği devam eder. 2083 yılındaki büyük dünya savaşında iman ehli mağlup olur. İslamın açık hizmet dönemi sona erer. Müslümanların gizlenme dönemi başlar.


·         Hadis-i şerife göre: Habeşliler Kabeyi yıkacak. Din ortaya çıktığı yerden kaybolacak.


·         İman ve salih amel taifesinin son zamanları: 2117 - 2122 - 2152 tarihleri..

Gaybi Haberler

6 Mart 2013 Çarşamba

İNŞAALLAH OLMAZ AMA! (4 YIL İÇİNDE OLACAKLAR) SAFA ASYA


Aşağıdaki öngörüler asla bir kehanet değildir. 

Şeyh Abdullah Dağıstani Hz.nin, Müştak Baba Hz.nin, Bediüzzaman Hz nin,Seyyid Muhammed Raşid Hz.nin hadis yorumlarından ve bölgedeki gelişmelerden çıkarabildiğim sonuçlardır. 

Bu büyük evliyalar kendi zamanlarından sonra olabilecek olaylarla ilgili ALLAH (C.C)’ın izniyle pek çok bilgileri mucizevi bir şekilde sevenleriyle paylaşmışlardır. 

Bediüzzaman Hz. SSCB’nin çökeceğini, Şeyh Abdullah Dağıstanı Hz.1967 Suriye İsrail savaşını, Seyyid Muhammed Raşid Hz. ahir zamanda beklenen Hz. Mehdi ile ilgili pek çok güvenilir rivayeti yıllar öncesinden bildirmişlerdir. Müştak Baba Hz.nin Ankara’nın başkent olacağını 140 yıl önceden bildirdiğini duyunca şok olmuştum. 

İŞTE ÖNGÖRÜLER :
(ALLAHU ALEM) (En Doğrusunu ALLAH C.C bilir) 

1-Türkiye, terörle etkin mücadele kapsamında idam cezasını yeniden getirmek zorunda kalır. 

Rahmetli Cem Ersever 1993 yılında aynen şöyle demiş:

 “Güneydoğuda PKK ya ihanetin cezası ölüm, devlete ihanetin cezası ise Diyarbakır cezaevinde akademik PKK eğitimi almaktır. Bu gerçek değişmediği müddetçe terörle mücadele edemezsiniz” 

2-AB, Türkiye’nin idam cezasını getirmesini neden göstererek AB kapısını kapatır. 

Şeyh Abdullah Dağıstani Hz. Türkiye’nin AB’ne girmekten vazgeçmeyeceğini ama AB’nin bir gün Türkiye’ye tüm kapıları kapatacağını söylemiş, hem de yıllar önce.  

3-İsrail Suriye’ye, Yunanistan da Türkiye’ye saldırır. Yunanistan mağlup olur. 

Suriye’de işler iyice karıştı. İlk muhalefet Suriye Ulusal Konseyi Esad’ı deviremeyince ABD Katar’da muhalefeti yeniden organize etti. Muhalefete Kürtler de katıldı. Muhalefet siyasi ve sosyal yönden güçlendi ama askeri kanadı hala ÖSO, El Kaide ve Selefiler’den oluşuyor ve Esad ordusu kadar güçlü değiller.

Esad’ın hava kuvvetlerini, tanklarını yok edecek silahları ABD Kürtler de dahil olmak üzere Suriyelilere verecektir. İran ve Rusya da Esad ordusunu güçlendireceğinden savaş daha da şiddetlenecek ve sonuç kestirilemeyen bir hal alacaktır. 

İşte bu belirsizlik İsrail’in Suriye’ye saldırmasına neden olacaktır. Çünkü İsrail Suriye’de Türkiye’nin etkili olmasından korkmaktadır ve bunu engellemek için her şeyi yapacaktır.

İsrail Suriye’ye saldırırken Türkiye de girmesin diye derhal Yunanistan’ı Türkiye’ye saldırtacaktır. Küresel Yahudiler Yunanistan’ı içinde bulunduğu krizden kolayca çıkarabilirler. Zaten bu krizi kendilerinin çıkarmadığı da belli değildir. Yunan adalarında da İsrail bizzat kendisi konuşlanmaktadır. 

Yunanistan’a “Sizi krizden çıkaralım, bizim yerimize siz Türkiye’ye savaş ilan edin, Türkiye ile sizin yerinize sizin ordunuz görüntüsüyle biz savaşalım” diyebilirler. Aynen PKK görüntüsüyle bizzat bizimle savaştıkları gibi… Ve emrindeki PKK’yı ve Suriye’de ABD nin silahlandırma gafletinde bulunacağı PYD’yi Stingerlerle donatarak Türkiye’nin güneyini kan gölüne çevirmek isteyebilir. 

Bu İsrail bununla da yetinmez ve Türkiye ile Rusya’yı düşman edebilir. Nasıl mı?
 Suriye’ye silahlı militanların en çok giriş yaptığı bölge HUMS İli’nin Telkelah kırsalıydı. Yani tüm sızmalar Lübnan’dan yapılıyordu. Lübnan istihbarat başkanı ABD’nin dostuydu ve bu işlere yardım ediyordu. Öldürüldü. Kim, niçin öldürdü? 

“O zaman Esad öldürtmüştür” dersek muhalif liderleri niçin öldüremediğine de cevap bulmamız gerekir. 

Bence bu istihbarat başkanını MOSSAD öldürmüştür. Nedeni ise Suriye’ye Türkiye’nin haricindeki tüm giriş yollarını kapatarak sadece Türkiye’den giriş yapılmasını sağlamak ve Türkiye ile Rusya’yı düşman etmek. Çünkü İsrail Rusya’nın bu konudaki hassasiyetlerini, kırmızı çizgilerini Rusya’daki masonları sayesinde çok iyi bilmektedir. 

İndirilen uçak olayı ile ilgili Putin’in ilk söylemi “kim sızdırdı” olmuş ve akabinde genelkurmay başkanını görevden almıştır. Yani Rusya’da bazı masonlar uçağa silah yüklüyor ve ardından CIA ya haber uçurarak uçağı yakalatıp Türkiye ile Rusya’nın arasını açıyorlar. 

İsrail için bu işler bu kadar kolay. Türkiye çok ama çok dikkatli olmalı. 

4- İkinci Süfyan çıkar ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirir. 

Birinci süfyanın Şam’da çıkacağı, Kelp Kabilesinden koca kafalı bir adam olacağı ve kendi halkından 30.000.kişiyi katledeceği bildirildiğinden bir çok alim “Hafız Esad’dır” demişler.

Hafız Esad, Kelp Kabilesinden geliyor, hakikaten koca kafalıydı ve Hama’da 30.000 kişiyi katletti. 

İkinci süfyan ile ilgili sadece bir hadisi şerif var ve “O süfyan önceleri müslümandır fakat Fırat’ı geçince kafir olur” buyuruyor ASM. 

Fırat’ı geçebilecek olan ordu ise şu anda SUUD ordusu gibi gözüküyor. SUUD Kralı müslümandır, Fırat’ı geçince kafir olabilir. 

SUUD Kralı ve Katar Emiri İsrail’i düşman olarak görmüyor ve çok sıkı ilişkileri var. Her ikisi de İsrail’den ziyade İran’ı düşman olarak görüyorlar. Katar Emiri İsrail’in izniyle Gazze’yi ziyaret ediyor.-İzin vermese ziyaret edemez.-

Ve Hamas’ı İsrail’le savaşmamaya, anlaşmaya ikna etmeye çalışırken, Hamas bunu Gazze’yi ilk ziyaret eden resmi devlet başkanı olarak tanımlıyor ve “tanınıyoruz” diye seviniyor. 

SUUD ve Katar kralları Şİİ’liği Yahudilikten daha tehlikeli görerek, İranla savaşmak için İsrail’le ittifakı caiz görüyor. İran’a karşı İsrail’den destek alıyorlar.

 Oysa Şiilik İslam dışında değil İslam içindeki bir mezheptir. Ve yanlışları da alimler arası birkaç görüşmeyle düzeltilebilecek bir meseledir. 

Kaldı ki bugün tüm dünyada Müslümanlara zulüm eden İran değildir. İsrail, küresel Yahudiler ve masonlar zulmederken onlarla mücadele eden de SUUD ve Katar Kralı değil İran, Türkiye ve Mısır’dır. 

İsrail Suriye’ye saldırınca SUUD da İran’a saldıracak ve Fırat’ı geçecek. 

Sizce ikinci süfyan kim olabilir? (SUUD Kralından başka)   

 Öngörülerin kalan kısımlarını yazmak istemiyorum. İnşallah gerçekleşmez. 

Sadece birkaç müjdeli haber ile tamamlamak istiyorum. 

Şeyh Abdullah Dağıstani Hz.,Yunanistan’ın yenileceğini, Rusya’nın Amik ovasında mağlup edileceğini haber vermiş. 

Müştak Baba Hz., Türkiye’nin 2012 yılından itibaren 2023 yılına kadar dünyaya hakim olacağını müjdelemiş. 

Seyyid Muhammed Raşid Hz.de Hz. Mehdi’nin 2016 yılında Türklerden çıkacağını ve tüm dünyaya hakim olacağını söylemiş.


Saygılarımla ...
Kaynak : Safa ASYA
13 Kasım 2012 Salı 


  

ONYEDİNCİ HİLAL YORUMLARI


ONYEDİNCİ HİLAL NEDİR?

ONYEDİNCİ HİLAL, ONYEDİNCİ SAADAT-I KİRAMDIR.......



ONYEDİNCİ HİLAL, ONYEDİNCİ SAADATI KİRAM YANİ GELECEK OLAN -ALLAH-U TEALANIN İZNİ İLE- HAZRETİ SAHİBÜL ZAMAN MEHDİ MURTAZA ALEYHİSSELAMDIR. 

O NAKŞİBENDİYYE YOLUNUN ONYEDİNCİ BÜYÜK EVLİYASI VE HALİFESİDİR. MEDRESE EĞİTİMİ ALMIŞ OLMASI VE ARABÇAYI MÜKEMMEL BİLİYOR OLMASI VE ADININ MUHAMMED-AHMED BABASININ ADININ ABDULLAH OLMASI VE TÜRKİYEDE YAŞAYAN EVLİYALARIN BİAT EDECEĞİ BİR SEYYİDDİR.

ZAHİREN ONU TANIMIYORUZ. KİMDİR BİLMİYORUZ. AMA O ONYEDİNCİ BÜYÜK MÜRŞİDİ KAMİLİ MÜKEMMİLDİR.



2016 nelere gebe?

1...İSMİ Bizde mahfuz kalması gereken ve Türkiye de yaşayan büyük bir evliyanın 1996’daki sözü şöyledir: 20 yıldan evvel kim ben Mehdiyim derse asla arkasından gitmeyeceğim. Sizlere de bunu şiddetle tavsiye ederim. Allah muhafaza yoksa bu işin sonu sizin için acıklı olur ki, gerçek Hazreti Mehdi çıktığında o mübareğe bağlanmamış olursunuz.

2...PEYGAMBER Efendimizi ( s.a.v.) yakaza halinde 70 defadan fazla görmüş olan ve görüşmüş olan büyük hadis allamesi Celaleddin Suyuti hazretleri derki: Hazreti Mehdi Hazreti Hüseyin’in( r.a.) şehid edildiği güne tekabül eden anda çıkacaktır. Hazreti Hüseyin (r.a.) 10 muharrem cumartesi aşure günü vefat etti. Yani 10 muharrem cumartesi günü hicri hangi yıla denk düşmektedir?

3...HENÜZ Sufyani melunu Şam’da zuhur etmedi. Şam’da Arab baharının ertelenmesi birazda zamansız Suriye olaylarını başlattığını fark eden batılılardan kaynaklanmaktadır. Hadisi şerifte buyurulur ki. Şam’da süfyani zuhur eder hemen ardı sıra mehdi zuhur eder. C.Suyuti


4... Şeyh Abdullah Dağıstani hz. der ki: Türkiye Rus- Ermeni ittifakıyla işgal edilecek. Ankara ya kadar bu işgal gelecektir. Henüz bu durum olmadı. ( Savaşın 3. ayında islam askerleri hüviyetine bezenmiş kahraman Türk ordusu Rusları darmadağın edecektir. Ermeni milleti millet olmaktan çıkıp yaptığı katliam ve tecavüzü kasabaya dönerek ödeyecektir.) Şeyh Abdullah Dağıstani (k.s.) Sufi yolu- 1973

5...HARESTA denilen Suriye’de ki bir köyde yer batması olması. Henüz olmadı.
Bunun gibi delilleri uzatmak mümkündür. Biz sadece fikir versin diye yazmaktayız. Hazreti Mehdi 2016’dan önce çıkmayacaktır allah u alem.. 

ARMEGEDONDA Son perde 2016’dır. 

Gerekçesi:
1-      Batıni haberleri alabilen siyona inanmış kabala hahamları için bu sürenin geçmesi İsrail için bir yıkım olabilir.

2-      İSRAİL reelpolitik olarak sıkışmış, Arab baharı ters tepmiş ve İsrail karşıtlığını mısırda olduğu gibi attırmıştır.

3-      TEVRATA göre Nuh (a.s.m)ın oğullarından Türkler çok fazla kuvvet bulmaya başlamış, daha önemlisi taraf değiştirmeye yönelmiştir.

4-      EVANGELİSTLERE Göre İncil’de belirtilen son alamet gerçekleşmeden Mesih yeryüzüne inmez, bu da İsrail’in büyük İsrail olması için son bir savaşın yapılması ile mümkün olacaktır.

5-      SON savaşın tarafı önce Türkler diğer tarafı Rus- Ermeni ittifakıdır daha sonra Türklerin öncülüğünde İslam dünyası ile batı arasında olacaktır ve konjonktürel zemin buna hızla hazırlanmaktadır....BÜTÜN bu tertiplerin son yılı 2016 dır. Evangelizme göre Mesihin yeryüzüne inmesi için açılacak olan kapı bu yılda ortaya çıkacak, eğer fırsat kaçar ise bir yüzyıl daha beklemek gerekecektir.

ARMEGEDON Ne zaman başlar....? 

El-cevab:   Armagedon savaşı denilen asıl savaş henüz başlamamış olmakla beraber, Armagedon süreci dediğimiz süreç başlamıştır...
Bu süreçte Babil'in darmadağın olması gerekirdi oldu...
Talikana yazık olması gerekiyordu, oldu...
Irak'ın üçe bölünmesi gerekiyordu, oldu....OLMAK Üzere...
Cebbariye adamların yıkılması gerekiyordu ,oldu....OLMAYA Da devam ediyor...
Mısır da karga burunlu adam devrilecekti ,devrildi........BU karga burunlu adamın Mısırdan kaçması gerekiyordu...MISIR Mahkemesi kendisini idam edeceğe benziyor, dolayısıyla bu adam da kaçmak üzere sayılır...
Yine bu adam kaçınca işte o zaman Armagedonun ilk savaşı - merhalesi- olan savaş; Batı ile Mısır arasında olacaktır....
Bu arada Beni Esfer oğulları Türkiye ye saldıracaktır....KÜRECİK ‘ten dolayı sürekli tehdit etmektedirler.
Yani çoğu oldu diğerleri de hızla olmaya devam ediyor...2-3 yıl içerisinde asıl savaşa da bir adım kalır.....
  
MEHDİ'NİN ORDUSU (Türk Ordusu)

'Mehdinin askerleri Türklerden çıkar. Bizim torunlarımızdır'....(Akşemseddin Hz.)

'Onun ordusunda 300,000 bin Türk kumandan vardır'...(S...Kürdi Hz.)

'Onun ordusu hilafetin battığı yerden çıkar .Onlar Türktür'....(Bütün ulemay-ı tasavvuf evliyaları)...

'Onun ordusunun üçte biri şehid olur, üçte biri düşmanı perişan eyler -darmadağın eder. Bu ordu açıktır ki  Türklerdir....' (Abdullahi Dağıstani hz.)

'o Nakşibendiyye yolundan çıkar ve onlar -Türkler-onun askeridir.'(İmamı-Rabbani hz.)

SALDIRGAN CÜCE ÜLKE:  SURİYE

Cüce bir ülke tarafından uçağımız düşürüldü. Ama onyedinci hilal ekibi şok yaşamadı. Zaten bugünlerde bu cüce ülkenin ve hamisi İran’ın ve de hamisi Rusya’nın bir halt yiyeceklerini haftalar öncesinden defaatle söylemiştik. Şeyh Abdullah Dağıstani hazretlerinin keşif kerameti çıktı .'Türkiye Küçük bir ülke tarafından saldırıya maruz kalır ve büyük bir doğu ülkesi tarafından işgale uğratılmaya çalışılır.....

Ve artık ahirzaman ve artık mehdiyet dönemi. Şüpheler kaybolmaya başlıyor.. Asıl tehlikenin Rus-Ermeni-Baas-Fars tehlikesi olduğunu görmezden gelenler dilini yuttu...

Soru: Hazreti Mehdi (as.)'ın islam birliği görevi nedir...?

El-cevab:  “Onun görevi, müslümanları tek çatı altında toplamaktır. Onun zamanında islam tek bayrak, bütün mezhebler hanefiliğe yakın, bütün tarikatlar da kaldırılıp, tasavvuf, Efendimiz s.a.v. Dönemindeki anlayış ile Nakşibendiliğe yakın olacaktır. O bu işleri yapmakla vazifelidir...” İmamı Rabbani Müceddidi Elfi Sani (k.s.)

TAVSİYE: 
Onyedinci Hilal blogunu sürekli takip ediyorum. Müspet hareket eden samimi müslümanlar olarak takdir ediyorum. Müslümanların kardeşliği ve İslama hizmette beraberliği çok önemsiyorum. 

http://ryksel.blogspot.com/


HZ. ALİ'DEN RİVAYET




Ali as buyurdu: 
İranlılar ve Araplar Arasındaki Savaş Doruk Noktasına Çıkacak. İranlılarla Araplar arasında düşmanlık ve kavga doruk noktasına çıkacak…(1)







Kaidu’l İmamiye[1] kitabının yazarı Yahudi kavminin Batıdan gelerek Orta Doğuda kıyam edeceğini Filistin topraklarında İsrail adında bir devlet kuracağını ve sonunda Irak (İran orduları) tarafından gelen güçlü ordunun yardımıyla Araplar ve Müslümanların bir birlerine destek vermesiyle birlikte bu devletin ortadan kaldırılacağını haber veren detaylı bir hadis nakletmiştir. Irak tarafından gelen İran ordularının Filistin yönüne doğru hareket ettiğini ve bayraklarında: وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın.” (Enfal Suresi, 60. Ayet) ayetinin işlendiğini nakletmiştir.

Emire’l Mümin’in Hz. Ali (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: Yahudiler batıdan gelerek Filistin topraklarında bir devlet kuracaklar.” İnsanlar dediler ki: “Ey Ebu’l Hasan! O esnada Araplar nerede olacak?!” İmam aleyhi selam şöyle buyurdu: “O zaman Arapların güçleri birbirinden ilişkisiz, bağlantıları kopuk, dayanışma ve işbirliğinden yoksun olacaktır.”

Sonra şöyle soruldu: “Acaba bu bela ve sıkıntılar uzun mu sürecek?” buyurdu ki: “Hayır, Araplar başkalarının nüfuzundan kurtulup kendi işlerini ellerine aldıklarında ve kararlarında ciddi oldukları zaman kendi elleriyle Filistin’i feth edeceklerdir. Araplar muzaffer ve müttehit olacaktır. Irak tarafından onlara yarım güçleri gelecek ve onların bayraklarının üzerinde “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın.” Ayeti yazılı olacaktır. Araplar ve Arap olmayan Müslümanlar (bazı rivayetlerde İranlılar diye geçmiştir) birlikte Filistin’in kurtarılması için (Yahudilerle savaş için) kıyam edecektir. Savaş, iki grubun denizin büyük bölümünde karşı karşıya geldikleri sırada oldukça zorlu geçecek, insanlar kanlarında yüzecek ve yaralılar ölülerin cesetlerinin üzerinden geçecektir.”

İmam Ali (a.) sonra şöyle buyurdu: “Araplar, Yahudilerle üç kere savaşacak* ve dördüncü savaşlarında Allah onların sabit kadem olduklarını, iman ve sadakatini gördüğünde zaferi onların başlarının üzerinde dalgalandıracaktır.” Hz. Ali (a.s) sonra şöyle buyurdu: “Yüce Allah’a andolsun ki bir tek Yahudi Filistin’de kalmayacak şekilde tüm Yahudiler koyun gibi öldürülecektir.”
Emire’l Mümin’in Hz. Ali’nin “Araplar ve Arap olmayan Müslümanlar birlikte Filistin’in kurtarılması için (Yahudilerle savaşmak için) kıyam edecektir.”Cümlesinden ve bunun gibi onlarca hadisten anlaşıldığı kadarıyla Arap olmayan Müslümanlardan maksat İranlılardır. İmam Mehdi’nin (a.s) zuhuru öncesi Filistin’in kurtarılması için Irak ve Suriye üzerinden Aziz Kudüs’ü kurtarmak için Filistin’e gireceklerdir.

Dolayısıyla bunun gibi hadislerden anlaşıldığı üzere (Allah en iyisini bilendir) Horasanlı Seyyid’in eliyle Filistin toprakları üzerinde kurulan korsan İsrail devleti ortadan kaldırılarak İmam Mehdi’nin Kudüs’e hareket etmesi sağlanacaktır. (bazı hadislerde bu işi bizzat imam Mehdi’nin yapacağı söylenmiştir)


Şimdi de yorgunluk bilmeyen imamların soyundan gelen kahraman Horasanlı Seyyid’in kim olduğuna bir göz atalım.




Merhum Hairi Yezdi, “İlzamu’n Nasip” kitabında Araplarla İranlıların husumetine özellikle imam Mehdi’nin zuhuru öncesinde aralarındaki husumete işaret etmekte. Bu rivayeti İmam Sadık’tan, imam Sadık’ta (a.s) imam Ali’den (a.s) şöyle nakletmiştir:

Emire’l Mümin’in Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sonra Araplarla acemler (İranlılar) arasında düşmanlık, ihtilaf, birbirlerinden kaçınmalar yaşanacaktır. Onlar devamlı savaş, kavga, ihtilaf ve keşmekeş içinde olacaktır. Öyle ki iş (Ebu Sufyan’ın) oğulları yani meşhur Sufyani’ye** kadar uzar.

O, “Yabis Vadisinde” yani susuz ve otun bitmediği kuru bir yerde ortaya çıkacak ve Dimeşk (Şam) hakimi onun ortaya çıkmasıyla oradan kaçacak. Arap kabileleri onun etrafında toplanacak ve fitne, fesat ve sapkınlardan olan (Rabii), (Cerhumi) ve (Asheb) ve onlardan başkaları da ortaya çıkarlar. Sufyani onunla savaşan herkese galip gelerek yenecek.” İmam sonra şöyle buyurdu:

“Sonra Horasan’dan bir kişi kıyam edecektir. Çin ve milletan’[2]dan kıyam edecek[3]. Sufyani onu ortadan kaldırması için orduları onun üzerine gönderecek, ancak ona üstünlük sağlayamayacak. Sonra biz (ehlibeyt)den birisi Gilan’dan (İran’ın şehirlerinden bir şehir) kıyam edecek.

Ve o meşrikli (doğulu)[4] ona Osman’ın Şialarını[5] defetmesi için yardımcı olacak ve Abr ve Deylem[6] halkı ona icabet edecek ve ondan nimetler elde edeceklerdir. Ve oğlum[7] için elem ve bayraklar kaldırılacak ve o, onları etraf ve çevreye dağıtarak perakende edecek. Sonra Basra’ya gelerek orayı tahrip, Küfe’yi ise abat eder. Sonra Süfyani onunla savaşmak için hazırlık yapar. Süfyani tüm güç ve kuvvetiyle onu ortadan kaldırmak için ciddi karar alır.

İmam Ali (a.s) sonra şöyle buyurdu: “Sonra o hengamede binlerce kişi savaşmak için donanmış ve birbirleriyle karşılaşmak için kendilerini hazırlamışlardır. Büyük koçu öldürürler ve devrimci ölür ve başka bir kişi kıyam eder.

Sonra Yemenli, Süfyaniyle savaşmak için Yemen’den hareket eder ve Nasrani’yi öldürür[8]…

Bu hadis de diğer hadisler gibi Horasani konusunu aydınlatmakta ve onun zamanında İranlılarla Arapların arasındaki düşmanlık ve ihtilafları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Ancak hadisin sonu karışık ve herkesin kapasitesinin üzerinde olduğu için anlaşılması zor olduğundan (biz getirmedik) burada olayların daha iyi anlaşılması ve ahir zamana dair öngörülerin daha iyi anlaşılması için başka bir hadise daha değinip açıklamasını yapacağız.

* Bilindiği gibi Araplar, İsrail kurulduğu günden bu yana İsrail’le 1948-1967 ve 1973 yılları olmak üzere üç kez kanlı savaşlara girişti. Artık dördüncü savaş için Arap olmayan Müslümanlarla Arapların birleşip müttehit olacakları güne kadar sabretmemiz gerekmektedir. İnşallah o gün geldiğinde Yahudiler Filistin topraklarından temizlenecektir.

** Peygamber efendimizle Ebu Süfyan’ın dördüncü dedeleri birdi. Yani ikisi arasında akraba bağı bulunmaktadır. İki soyun kısaca şecerenamesi şu şekildedir:

Peygamberimiz Hz. Muhammed- Abdullah- Abdül Muttalib- Haşim ve Abdu Menaf

Ebu Süfyan (Sağr) – Harb- Ümeyye- Abduşşems ve Abdu Menaf
Görüldüğü gibi Hz. Peygamber efendimizle Ebu Süfyan’ın dördüncü büyük babaları birdir. Haşim ve Abduşems ikiz olarak dünyaya gelirler. Doğum sırasında Haşim’in parmağı Abduşems’in anlına yapışık olarak dünyaya gelir ve parmağı anlından ayırdıklarında oldukça fazla kan akar. Bu durum bazılarınca iki kardeşin arasında devamlı kan olacağına yorumlanır. Gerçekten de o şekilde olur. Ebu Süfyan’ın dedesi Peygamberimizin dedesine her zaman kin ve düşmanlık gütmüştür. Onlardan sonraki dedeler arasında da aynı şeyler yaşanmıştır. (tabi her zaman kötü olan ve düşmanlık güderek karşı tarafı ortadan kaldırmak isteyen Ebu Süfyan soyu olmuştur) Daha sonra da Ebu Süfyan Peygamberimizin karşısına çıkarak her türlü entrika ve düşmanlık yapmıştır sonunda Mekke feth edilince canını kurtarmak için mecburen Müslüman olmuş ve canını görüntüde Müslüman olarak kurtarmıştır. Sonra bu düşmanlık Muaviye ile devam etmiştir. Muaviye’de bu soyun devamı olan Hz. Ali ve Hz. Hasan’a karşı bu düşmanlığı devam ettirmiş ve daha sonra da Hz. Hüseyin’e karşı Yezid bu düşmanlığı sürdürmüştür… en sonunda ahir zamanda da Peygamberimizin torunu İmam Mehdi’nin karşısına yine Ebu Süfyan’ın soyundan olan Süfyani çıkacak ve tıpkı dedeleri gibi her türlü fitne ve hile ile İslam’ı ortadan kaldırmak için uğraş vererek on binlerce masum insanı katledecek ve nihayetinde imam Mehdi’nin ordusu tarafından ele geçirilecek ve başı bedeninden ayrılarak dedelerinin gittiği cehennemin en karanlık yerine gönderilecektir inşallah.

Kaynaklar:
[1] - Akaidu’l İmamiye, c.1, s. 270
[2] - Mu’cemu’l Buldan kitabında şöyle yazmaktadır: “Milletan[2], Hindistan’ın Gazne’ye yakın topraklarında bulunan bir şehirdir.”
[3] - Yani: ülkenin kontrolünü ele geçirecek veya başkanlığa gelecektir.
[4] - Meşriki’den maksat zahiren Şueyb bin Salih’tir. Tıpkı bazı rivayetlerden anlaşıldığına göre yıllar önce İran’a muhaceret etmiş ve İran’da gelişerek büyümüştir. Ve bazı rivayetlere göre onun doğum yeri Taligan’dır. (İran’ın bir şehrinin adı)
[5] - Osman’ın Şia’sından maksat Süfyani taraftarlarıdır.
[6] - Abr, Nişabur şehrinin (İran’da bulunan bir şehrin adı) eski adıdır. Deylem ise Kazvin (İran’ın şehirlerinden bir şehrin adı) kentinin kuzey bölümdür. Asl, ise Gilan’ın dağlarının hazar denizi ile Kazvin’in yer aldığı kısımlarının adıdır.
[7] - Oğlum’dan maksat büyük bir ihtimalle Hz. İmam Mehdi’dir. (a.s)
[8] - İlzamu’n Nasib, c. 2, s. 160.
Açıklama: Açıklama: https://mail.google.com/mail/u/0/images/cleardot.gif


HACI MUSTAFA ÖZBAĞ



 Bu bölüm, Mevlevî dergahı şeyhlerinden Bayındırlı Hacı Mustafa ÖZBAĞ efendinin, 02 Haziran 2007 ile 11 Ağustos 2007 tarihleri arasında Karabaş-i Veli Tekkesinde cumartesi akşamları yapmış olduğu sohbetlerden derlenen konuşma metinlerinden iktibas edilmiştir. 


Sohbetin bu hadis-i Şerif’le ilgili bir başka bölümü de şöyledir: 
[Enteresan hadis: “Ben-i Abbas’ın değirmeni döndüğü zaman, bayrak sahipleri atlarını”, hadisleri iyi dinleyin, bu hadisleri açıklıcaz tekrar yerli yerine koycaz, “bayrak sahipleri atlarını Şam’da zeytin ağaçlarının arasında bağladığı zaman ve bu ordu ile Allah’ın ezhep ve ailesini yok ettiği zaman, onlardan kaçacak, saklanacak kimsenin kalmadığı zaman, Caferiler ve Abbasiler düştüğünde ciğer yiyen oğulların, yani süfyanın Şam minberine oturduğunda berberi kavmi de Şam’a geldiği zaman işte bu Mehdi’nin çıkış alametidir”. Hadis Naim bin Kabban Hammad nakletmiş. Şimdi tekrar, tek tek, madde madde iyi dinleyin. Madde madde yorumlucaz. 

Ben-i Abbas değirmeni döndüğü zaman: Hz. Abbas Mekke’den Medine’ye hicret etmedi. Mekke’deki işi faizle iştigal etmekti, yani para satardı ve Resulullah sallallahu aleyhi ve selem hazretleri, onun Mekke’de para satmasını, faizcilik yapmasını men etmedi. Ne zaman Mekke fetholdu, Mekke’de İslam tecelli etti, İslam hukuku tecelli etti, Allah Resulu hutbeye çıktı: “İlk kaldırdığım faiz, amcam Abbas’ın faizleridir” dedi ve “ Faizi bugün aldım ayağımın altına ezdim, çiğnedim.” dedi.

 Demek ki, gün gelecek Abbas’ın değirmeni döncek. Yani, faiz meşru hale gelcek. Faiz meşru hale gelcek, şimdi bütün dünya üzerinde faiz meşru hale geldi mi? Geldi. Elektriği ödemeyen faiz öder, telefonu geç yatır faiz öder, doğalgazı geç yatır faiz öder, doğru mu? Doğru. Vergi dairesine vergini geç yatırırsan faiz ödersin. Herhangi bir şeyi geç yatır, faiz ödersin. Şimdi büyük işletmeler, büyük firmalar herhangi bir ödemeyi veya herhangi bir parayı geç ödediğinde faiz alıyor mu? Alıyor. Meşru hale geldi mi? Geldi. Demek ki, Ben-i Abbas’ın değirmeni dönmeye başlamış. Bu göründü mü bütün Ümmeti Muhammedin içersinde? Görüldü. Bu zaten görünen bir şeydi, koyduk kenara. 

“Şam’da zeytin ağaçlarına bağladığı zaman ve bu ordu ile” demek ki, Şam bölgesi şu; şimdiki Şam değil, Dimeşk değil. Onun adı Dimeşk’tir. Şam dendiğinde Irak, Suriye’nin büyük bir kısmı, Irak’ın büyük bir kısmı, İran’ın bir kısmı, Türkiye’nin de doğu ve güneydoğu komple, doğunun bir kısmı hatta Konya’ya kadar coğrafik olarak eski dilde Şam bölgesidir

Demek ki Şam’a, zeytin ağaçlarının dibine bayrak sahipleri atlarını bağlıcak. O bildiğimiz beygir değil bunlar. Bayrak sahibi deyince devlet akla gelir. Eski dilde devletlerin bayrakları olur. Şuanda da devletlerin bayrakları var. Demek ki Şam bölgesine, zeytin ağaçlarının dibine herkes savaş araçlarını, askerlerini dolduracak, bağlıcak. Şam bölgesine askerler gelcek, yığılcak askerler


Şimdi yığıntı yapılıyor mu askerler? Nereye gidiyor askerler? Şam bölgesine gidiyor. Ve Şam bölgesinde bir yığılma var mı? Var. Ondan önce Şam bölgesini bombaladılar, başkaları da geldi oraya oturdu mu? Amerika geldi oturdu mu? Geldi oturdu. 

Hadisi şerife bak, diyor ki: “Şam bölgesine, ağaçların dibine bayrak sahipleri gelip oturduğu zaman.” Bayrak sahipleri gidiyor şimdi oraya ve ortadoğuya, ortadoğuya komple, bütün dünya devletleri asker yığıyor. Görüntülü veya görüntüsüz. (.. )İsrail de oraya asker yığıyor, Amerika da asker yığıyor, İngiltere de asker yığıyor, Avrupa devletleri de asker yığıyor. Burdaki illaki asker resmi asker olması şart değil. Orda gizli ajanları var, gizli örgütleri var.(..) . 

Hadisi şerifin sonunu dinleyin bakın: “Ordaki ordu ile ezhep ve ailesini yok ettiği zaman. (..)Ya bu o Irak’taki kimseye ait, Irak devlet başkanına ait, ya da Suriye devlet başkanına ait bu. Ya da Şam şuan ki Dimeşk’in başında bulunan. Burda “ezhep ve ailesi” diyor, ezhep burda ne? Hafız Esad! 

Yakındır. Suriye’de de bir karışıklık olup, Suriye’de devleti idare edenlerin kaççak yer arayıp ve onların enselendiği, yakalanıp öldürülceği zaman. Hedef Suriye’dir ve ordaki o insanlar. Irak’ta mesele bitti, ve orda hedefte Suriye var, ardından ne var? 


Ardından Caferiler var, yani İran var, farisiler var. Ve ordaki kim var? Abbasiler var, yani Abbasi dediği Sünniler, ordaki Abbasi imparatorluğundan kalan kalıntılar. Onlar da düştüğü zaman, yani orda o kadar hercü merc olcak ki, orda kimin kimi öldürdüğü belli olmacak, orda kimin haklı kimin haksız olduğu belli olmucak. 


İran, Suriye, Irak, Lübnan kan gölü olcak. Türkiye’nin güneydoğusu da buna dahil. O hercü mercü yaşıcak orası. O hercü mercü tadçak. O oluk oluk kanları izlicek insanlar. Hala da izlemiyor musunuz?] 

16 HAZİRAN 2007
SÜFYANIN TANIMI ve ÖZELLİKLERİ

Allah bizi affetsin,  gelecekle alakalı 2 tane hadisi şerif vardı da  önümüzdeki  haftaya  bırakayım birisini.  Şu  çok  önemli:  “Süfyani  Küfe  ve  Bağdat’a girdikten sonra.” Hani süfyaniye devam ediyoz ya, geçen haftadan sohbete devam edenler var, konuya devam ediyoz: “Süfyani Küfe ve Bağdata girdikten sonra ordularını etrafa gönderir.” 


Süfyani şu anda Küfe ve Bağdat’a oturdu mu? Oturdu. Ve diyor ki ordularını gönderir. Nereye göndercek?  “Horasan  toprağındaki  Mevaraünnehirden  başında  emevi  soyundan  birisinin bulunduğu bir fırka Süfyaninin ordusuna katılır.”  Demek ki Süfyani ordularını önce etrafa göndercek. Süfyani  geldi şimdi Küfeye Bağdat’a yerleşti,  Küfeye ve Bağdat’a,  yani  Irak’a yerleşti. Şimdi ordan yayılcak. Yayılcak olduğu yer birincisi Suriye. Suriye’den önce Türkiye ve Suriye.  İkisi  beraber. Türkiye’nin güneydoğusu ve doğusu, Suriye ile bitişik olan kenar, öbür taraftan İran.  O bölgeye  ordularını  göndercek.  


Dikkat  edin.  O bölgenin  etrafındaki devletlere, etrafındaki yerlere ordularını göndercek. Şuanda göndermiş vaziyette. Açıkça ifade ediyorum bunu. Duyan duysun, ne diyorlarsa desinler, ne yapıyorlarsa yapsınlar. PKK bir kürt hareketi değildir. Bir Süfyani güçtür. Süfyani bir güç. Ve o Türkiye’yi daha rahatsız etçek, o bölgeyi  rahatsız etçek, öbürkünlerle beraber birleşçekler. Suriye,  İran, Türkiye,  Irak’ın öbür tarafındaki ülkeler. O bölge kan gölüne döncek.  

Çünkü  Süfyan  ciğeryiyen,  Süfyan  kan  içen,  Süfyan  yakmaktan,  yıkmaktan,  bebe  katili olmaktan zevk  duyan.  Süfyan  Kur’an ve Sünnete,  dine karşıdır.  Süfyan masum insanları katleder,  öldürür. Çünkü Süfyan dinsizlerle beraberdir,  müşriktir,  dinsizdir.  Ve Berberilerle birleştiler.  Yani? Rumlarla,  Hıristiyanlarla birleştiler.  Bütün Hıristiyan ülkelerle birleştiler. Yahudilerle  birleştiler,  İslama  karşı.  Bütün  dünya  güçleri  İslama  karşı  birleştiler.  Nerde birleştiler?  Irak’ta  birleştiler,  Müslümanlara  karşı.  Herkes  zannetti  ki  Irak’taki  operasyon Irak’ta kalcak. O bir din savaşı,  din! 

Ve öyle bir savaş kopçak ki o bölgede! Öyle bi savaş kopçak ki, bunun altını yazın,  dersiniz ki bu adam söylemişti; öyle bombalar, öyle silahlar, öyle katliyamlar uygulancak ki, gökte uçan kuşlar dahi düşçek, pattanak, karadaki hayvanlar, yeşiller,  ne varsa katliyam etçekler,  perişan etçekler  ortalığı.  Kandan görünmücek ortalık, cesetten görünmücek ortalık. Süfyan ordularını o bölgede her yere göndercek. Katliam için göndercek ve katliam etçekler.  Şu anda katliam ediyorlar  zaten. 84’ten beri  katliam var,  bi süfyani bir hareket var. 


Ben siyasetçi değilim, ben hasbel kader dinini yaşamaya çalışan bir insanım.  Ben hadisi  şerifleri  alıyom,  mevcut resme oturtturmaya çalışıyom.  Başka bir  şey değilim.  Gayptan haber  veren bir  kimse de değilim.  Beni öyle tanımayın.  Kendi kendime diyorum ki, bu hareket bu noktaya gitçek. Gidiyor. Gidiyor, adım adım gidiyor. Bunun ilersi var. Yani sadece süfyanla alakalı kalmıcak.

Bunun ilersi ne? Fıratla alakalı hadisi şerif var,.
Fıratla alakalı hadisi şerif var, orda altın madeni çıkçak diyor. Altın madeni çıkınca ordada savaş olcak. O zaman savaşta herkes birbirini götürcek, savaşlar ardı ardına. Durmucak. Sakın o bölgede savaşın durcağına, barışın olcağına inanmayın. Kısa bir barış olcak. Çok kısa olcak ama. Yine katliamlar devam etçek.


 

3 Mart 2013 Pazar

BEDİÜZZAMAN’IN SOHBETLERİNDEN

Risale-i Nur bütün dünyaya ilan edilecek

“1400 sene evvel İslamiyet nasıl yayılmışsa, Risale-i Nur da Hz.Ali’nin celcelutiyesinde bildirdiği gibi, gizliden gizliye inkişaf edecek. Nur talebeleri vasıtasıyle dünyaya Kur’an hakikatleri ilan edilecektir.  Nasıl ki önce kalemle, sonra teksirle olduğu gibi, yakın bir zamanda matbuat ve radyo vasıtasiyle olacaktır.” Ahmet Gümüş – Son Şahitler: 320
“Kardaşım göreceksin, ben bunları bütün dünyaya okutturacağım.” Son Şahitler: 427

Küfrün beli kırılmıştır

“Hiç korkmayın, küfrün beli kırıldı. İnşallah bundan sonra İslamiyet parlayacak.Komünizm ve dinsizlik artık yıkıldı.” Badıllı Tarihçe: 1694 

“Kardaşım, Risale-i Nurlar küfrün belkemiğini kırmıştır.Artık doğrulamazlar.” M.E.Birinci – Son Şahitler
Ayasofya camiye çevrilecek
“Ayasofya, Hristiyanlığın İslamiyete devir ve tesliminin bir abidesidir. Bunun için kilise iken cami olmuştur. Elbette tekrar camiye çevrilecektir.” Badıllı: 1692
“Ayasofyanın camiye çevrilmesi Türkiye üzerindeki mason zincirinin kırıldığının işaretidir.”
Yorum: Fatih’in İstanbulu fethiyle Ayasofya kiliseden camiye çevrildi ve böylece hristiyanlığın İslamiyete devir ve tesliminin sembolü oldu. Mehdi’nin zuhurundan önceki Melhame-i Kübra denilen 3. dünya savaşında Türkiye kuzeydoğudan saldırıya uğradığı zaman, İstanbul Muhyiddin-i Arabiye göre 6 ay Rus işgalinde kalacaktır. Nostadamus  ve kimi Rum kaynaklarına göreise  Latin donanması İstanbulu işgal edecektir. Savaşın başlamasından 3 ay sonra Mehdinin zuhuruyla Türk ordusu işgalci Rusları tamamen yok edecektir. İstanbul 6 ayın sonunda Mehdi tarafından tekbirlerle yeniden feth edilecektir. Mehdi zamanında Hz. İsa’nın inişiyle şimdiki hristiyanlık hurafe ve şirkten temizlenerek İslamiyete bağlanacaktır. Ayasofyanın ikinci kez camiye çevrilmesi  Hz.İsanın Mehdiye tabi  olmasını ve Hristiyanlığın İslamiyete teslim olmasını ifade ediyor.
Mehdimisiniz, değilmisiniz ?
Isparta’lı Katip Osman’ın sorusuna cevabı: “Dedim: Biz sizi Mehdi biliyoruz. Siz ise bu meseleyi hep  örtüyorsunuz. Siz hakikaten Mehdi misiniz, değil misiniz?”
Hz. Üstad dedi ki: “Kardeşim, ben gelmeseydim Mehdi gelmezdi. Yahut ben gelmesem, Mehdi gelemez. Mehdi’nin ömrü kısa olacaktır. Ben Ona zemin hazırladım. Program hazırladım.” Badıllı: 1709
Cemahir-i İslamiye ”İslami cumhuriyetler” kurulacak

“Benim menfi cereyanlarla alakam olmamıştır. Risale-i Nur 650 milyon müslümanın uhuvvet-i İslamiyesini, hürriyetlerini müdafaa etmiştir.  Bir gün cemahir-i islamiye teessüs edecek. Bu müfterilerin sizleri görünce yüzleri kararacak.” A.Gümüş- Son şahitler: 323
Küfür yıkılmıştır

 “Bu gibi hadiseler korkak ile cesuru, ihlaslı ile ihlassızı tefrik (ayırmak) içindir. Yoksa küfür yıkılmıştır. İçi boş bir ağaç gibi gövdesini muhafaza ediyor. En ufak bir rüzgarın esmesinden yıkılacaktır.  Eğer biz bu vatanda olmasa idik, bolşevik baykuşlar ötecekti. “M.Allahverdi: Son Şahitler: 339
İslamköy’den çıkan insan

“İslamköy’den bir insan çıkacak. Bu milletin başına geçecek. Eğer Kur’ana dayanırsa muvaffak olacak. Eğer Kur’ana dayanmazsa atisi (geleceği) vahimdir.” Abdullah Çavuş
Yorum: İslamköy’den çıkan zat en sonunda 28 Şubata ve Ergenekon’a dayanmıştır.

Menderes bizim himayemizdedir
“DP milletvekili Tahsin TOLA’ya hitben:
-Adnan bey kardeşime selam söyle! O bizim himayemizdedir. (Eliyle işaret ederek) Bir anda altı üstüne gelir. Bizi Alem-i İslam’dan, Pakistan’dan çağırıyorlar. Eğer burayı bırakıp gitsek, bir anda altı üstüne gelir. Burayı biz muhafaza ediyoruz.” Son Şahitler: 160
Yorum: Bediüzzaman 1960 yılı Mart ayında vefat ettikten 2 ay sonra ihtilal olmuştur.

Şeriat incelir, ama kopmaz
“Onlar şeriatı kaldırmak istiyorlar. Şeriat- Garra incelir, ama yine de kopmaz. Onun sahibi Allahtır. Bir koruyucusunu gönderir. Yeniden İslamiyeti ihya eder. “ Badıllı: 1694
Yorum: Türkiye’nin İslamiyetle alakası hiçbir zaman kopmamış, sadece incelmiştir. Bu ülke darülharb yada darürridde olmamıştır. Bediüzzaman Türkiye’yi daima devlet-i islamiye olarak nitelendirmiştir.

Türkiye’de dine hizmet edecek idare
“Risale-i Nur talebelerinin hizmetleri bitmeyecektir. Mutlaka Türkiye’de Din-i Mübine hizmet edecek bir idare işbaşına gelinceye kadar… Nur talebeleri bunda muvaffak olacaklardır.” Badıllı:1712

Şarkta iman sırrı inkişaf ederse
“Benim bu zamandaki talebelerim, Eski Said’in talebelerinden daha fedakardırlar.Ne vakit bu sır şarkta inkişaf ederse, benim hemşehrilerim dine büyük hizmet ederler.” Badıllı: 1712

“Risale-i Nurla bu iman sırrı Şarkta inkişaf ederse, fıtri cesaret seciyesini taşıyan O MİLLETİN ORDUSUNA hiçbir ordu karşı koyamaz. Hatta Rus’u da teslim alırlar.” Son Şahitler-Badıllı

Yorum: Rusya kuzeydoğudan saldıracak. Hatay'a inecek. 3 ay sonra Mehdi zuhur edecek.  Rus ordusu imha edilecek. Bediüzzaman'ın hemşerileri Rusu teslim alacak.  

Kürtler bölücü bir unsur değil, bilakis İslam Birliğine vesile olurlar
“Şarklı bir zat gelmişti. Üstadla kürtçe konuşmak istiyordu.Üstad, “kardeşim, türkçe konuş. Bunlardan saklayacak bir şeyimiz yoktur.Hem ben kürtçeyi unutmuşum.” dedi.
“Kürtler: İran’da, Suriye’de ve Türkiye’de vardırlar. Eğer onlar İslam milliyetini esas alarak kabul ederlerse, ittihad-ı islama (İslam Birliğine) sebep olacaklardır. Böylece onlar bölücü bir unsur değil, bilakis İttihad-ı İslama sebep olurlar.” Muhsin Alev-Son Şahitler

Yorum: İslam Birliği gerçekleşene kadar Kürt meselesi devam edecektir. Kürt meslesinin çözümü İslam Birliği içinde olacaktır. İslam Birliği Türk, Arap ve Kürtleri birleştirecektir.

Urfa Şehri
Urfa; Türk, Arap, Kürt gibi müslüman kardeşleri birleştirmeye vesile olacaktır.” Badıllı: 1692
Ayrıca Bediüzzman Urfa’nın ileride 15 milyon nüfusa sahip bir şehir olacağını bildirmiştir.

Suriye ile Türkiye’yi birleştirmek zorunda kalacağım
“Urfaya gelmeyi düşünüyorum. Fakat şimdi şu anda gelsem Suriye ile Türkiye’yi birleştirmek zorunda kalacağım. Bu da şimdi olmaz.”  Badıllı- Son Şahitler

Yorum: Türkiye'nin başlatacağı İslam Birliğine ilk önce Suriye katılacaktır. Anlaşılan bu birleşmede zorunluluk söz konusu olacak.

Küfr-ü Mutlaka karşı yapılacak büyük savaş
Bediüzzaman 1958 yılında Irak’ta General Kasım ihtilal yaptığı zaman radyodan haberleri dinlemiş ve şöyle demiştir.
“Kapatın daha zamanı gelmemiş. Ben bekliyordum ki; Almanya, Japonya, Hindistan, Pakistan, Amerika, Alem-i İslam beraber olarak küfr-ü mutlaka karşı vuracaklar. Demekki zamanı gelmemiş”
Yorum: Bediüzzaman İngiltere Fransa, Rusya ve Çin’i hariç bırakmış. Ayrıca Alem-i İslam tabiriyle o vakit İslam Birliğinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılıyor. Bu haber melhame-i kübra denilen 3. dünya savaşı olabilir.

2 Mart 2013 Cumartesi

II. ABDÜLHAMİT HAN ’IN ÖNGÖRÜSÜ:

Büyük Hakan Abdülhamit Han Beylerbeyi sarayında göz hapsinde iken ziyaretine gelen Enver Paşa’ya özetle şunları söylüyor:
“İçinde bulunduğumuz savaşı (1.Cihan Harbi) kaybedeceğiz. Almanlar bu savaşta Yahudilerin oynadıkları rolü unutmayacaktır. Dünyada Yahudilerin güçlerini bilmedikleri için intikam almaya kalkacaklar. Bütün dünya da Almanya’ya çullanacak; İkinci Dünya Harbi kopacaktır.

Yahudiler zulme uğramış telakki edilecek ve rüyalarını gördükleri Filistin’de devletlerini kuracaktır.  

ÜÇÜNCÜ DÜNYA HARBİ DE BURADA GÖMÜLÜDÜR.”      

Hüsamettin ERTÜRK